Üye Giriş
Şifremi Unuttum
Yeni Kayıt





Milletimiz yakın bir zamanda hayra,bolluk ve berekete kavuşacak...

Yazın gördüğüm rüyaları not etmiştim,şimdi buraya aktarıyorum. Bugün (18.06.2001) rüyamda mısır piramidi içi ya da mağara içi gibi bir yerdeydim.Ama kutsal olduğu kesindi.Çünkü eski yazılar filan vardı.Birden 6 tane dev heykel çıktı duvardan.1-2 insan onlarla konuşma yaptı.Tabi ben de.Bunlardan bir tanesi Atatürk’tü. Belki heykeldiler ama içlerinde ruhları vardı. Diğerleriyse Avrupalı büyük adamlardı.Birinin Fransız olduğunu hatırlıyorum. Neyse, bunlar 3’e 3 karşılıklıydı ve Atatürk sağ tarafındaydı oranın.Birden o 1-2 insandan biri yukarı bir şeyler fırlattı.Atatürk’ün yüzüne taş bir maske geldi. Atatürk çıkarttı onu benim önümde ve yüzünün normal olduğunu anladım.
"Bunu çıkartıyorum çünkü bu duruşum benim en ünlü imajım. Paralarda ve çerçevelerde bu duruşum vardır” dedi. Sonra kalktığımı zannettim ve İstanbul’daki evimizde buldum kendimi. Aileme rüyamı anlattım. Televizyonda babam zapping yaparken Sibel Gürsoy’da durdurttum.Önce ses kısıktı,sonra yerine geldi.Sibel Gürsoy İzel’in “Yok Yere” şarkısını söylüyordu ki İzel’in klibi çıktı. Ama bu remix’iydi ve gerçek dünyada olmayan bu remix ve klip gerçek hayattaki “Yok Yere” şarkısı ve klibinden daha güzeldi.Hele deliklerden su fışkırma sahnesi vardı ki büyülendik.Babam çok beğendiğini söyledi,ben de bunun bir rüya olabileceğini, hep böyle rüyalar gördüğümü ve gerçek hayatta böyle remix ve klibin olmadığını söyledim.Ayrıca Spice Girls’ten 2 üyenin benzincide cep telefonu açılmasından öldüklerini gördüm.Diğer 3’ü(gerçi şu an 4 kişiler,demek ki bu Geri’li kadro) şarkı söylemeye devam ettiler. Hangi üyelerin ölüp kaldığını bilmiyorum ama ölenlerden biri Mel'lerden biriydi ve yaşayanlardan biri de Emma’ydı. Ayrıca bu durumun posterini Saros’daki odamdaki Jennifer Lopez posterinin altına asmıştım. Gerçi gerçek hayatta Jennifer Lopez posteri yoktu o esnada ama sonradan astım. 19.06.2001 günü ise çok lüks bir restaurant-eğlence yerindeydim. Yanılmıyorsam lüks bir otele aitti.Erkek bir şarkıcı vardı.İşten kovulmuştu,oda çok sinirli bir biçimde çıkmıştı dışarı... Sonra orda bir bomba olduğunu öğrendim ve herkese haber verdim.Herkes kaçtı.Biz en son kaçtık.Biz ile neyi kastettiğimi ben de bilmiyorum ama gerçek hayatta belki tanımadığım tanıdıklar vardı yanımda.Bir parkta durduk. Hareket eden “o şarkıcının heykeli”’ni gördük. Bombayı koyan da oydu zaten ve heykel kılığına girip (sanırım küçük havuz da vardı heykelin altında) öyle bombayı patlatacağını anladık.Amacı intikamdı ama Allah’tan herkesi dışarı çıkarmıştık. O lüks yer umurumuzda değildi. Beton bir duvardan yanımızda oyuncak soytarıya benzer bir şey çıktı.Onu dikkatimizi dağıtmak için koyduğunu anladık ve oyuncağı etkisiz hale getirdik.Bomba patlamadan kalktım.Hazır rüyalarımı toptan yazarken bir de nostaljik rüyamı yazayım. Tabi gelecek zamanı kullanmanıza gerek yok bu tabirde, çünkü şimdiki rüyam çok eski. 1983-1985 arası bir tarihte gördüm. Küçükken Allah’ı bizim eski evin (o zamanlar Bakırköy’de yaşıyordum) karşısındaki caminin ezan okurken gölgesi görünen imamı sanırdım, gerçek hayatta... Rüyamda ise bizim apartmanın bodrumundan televizyonda gördüğüm imam (iki imamı da aynı kişi sanırdım) çıkıyordu. Ben de aşağı iniyordum çocuk başıma. Onu görünce(rüyamda da Allah sanıyorum)çok korktum ve yukarı kaçıp annemlere anlatmaya çalıştım. Tekrar hatırlatayım, bu rüyayı çok küçükken gördüm. Gelecek zamanı kullanmanıza gerek yok, merak ettim sadece tabirini.Ayrıca gene küçükken çok gördüğüm bir rüya daha var.Ötekisini sadece 1 kere gördüm ama şimdikini o kadar çok görmüştüm ki küçükken.Gene 80’lerin ilk yarısı tabi.Ben köpeklerden kaçıyordum ve koşarak boğaz köprüsüne geliyordum. Boğaz köprüsünde köpekler beni yakalıyor ve popomo ısırıyorlardı (sakın tabirde k_çın açıkta kalmış demeyin ) . Kalktığımda halan daha ısırıyorlarmış gibi olurdu. O yüzden yattığım yatağın altında köpekler olduğunu sanırdım hatta. Neyse, yeni rüyalara geçiyorum. Geçenlerde nereye gidersem gideyim orda bir kedi vardı mutlaka.Belki aynı,belki farklı... 28.06.2001 günü rüyamda Barış Manço’yu gördüm.Bir halk konserine çıkıyordu.Meğer ölmemiş.İnsanlar çoğunlukla fakirdi. Zenginler genelde gençti. Barış Manço bir anda ortaya çıkıveriyordu,insanlar garip karşılamıyordu,Zaten ölmemişti ki gibi laflar söylüyorlardı.Ben de sevinmiştim.Halk konseri bitti. Barış Manço bir arabaya bindi, herkes onu bir kez daha görebilmek için yolun yanında bir yerde toplanıyordu. Ben de dahil tabi.Barış Manço gülerek arabadan el sallıyordu. Ben ise en yüksek yere çıkmıştım.Betondan yüksek bir yer vardı, herkesin amacı en yükseğe çıkmaktı ama bir tek ben ve fakir 16 yaşlarında bir genç başarabildi. Barış Manço’yu çok yakından görmüştüm ama birine “Bu bir rüya. Çünkü Barış Manço gerçek hayatta öldü” demiştim. 9.7.2001 günü gene ünlülü bir rüya gördüm.Rüyalarım televole gibi valla.Neyse,Okan Bayülgen’in Zaga diye bir programı var biliyorsunuz. Serdar Ortaç Okan Bayülgen’e “Derya Köroğlu’nu programına sakın çıkarma” demiş ve o yüzden Okan Bayülgen Zaga’ya Yeni Türkü’nün solisti Derya Köroğlu’nu çağırmıyormuş.Ama evleri yakınmış. Derya Köroğlu’na ilginin büyük olduğunu görüyormuş Okan Bayülgen ve Köroğlu’na yapılan tezauratları, kornaları, çığlıkları, evinin önündeki kalabalığı görünce dayanamamış ve programında Derya Köroğlu’na olan bu yoğun ilgiyi anlatıp ister istemez onun reklamını yapmış. Ayrıca yine aynı gün başka rüya gördüm. Evvelsi gün gerçek hayatta halam, annem, kuzenim, ablam ve hatta kuşumla yazlığa( Saros )gitmiştik.Rüyamda yine öyle annemin arabasıyla Saros’a gidiyorduk. Bir ara aramızdaki tek ehliyetsiz ve araba bilmeyen ablam araba kullandı azıcık ama trafik polislerini görünce mi ne arabadan indi ve arabayı arka koltuktan bacaklarını filan uzatarak gerçek hayatta da süren (bir de annem sürmüştü) kuzenim sürdü. Temmuz’un ortalarında gördüğüm bir rüya yine Barış Manço’yla ilgiliydi.Ablamla Barış Manço’yu anma gecesine gitmiştik. Aynı Barış Manço’nun 70-80 arası haline benzeyen bir adam yine aynı onun sesiyle şarkı söylüyordu. 2’inci ya da 3’üncü şarkı gerçek hayatta da olan ama çok fazla ünlü olmayan bir Barış Manço slow’uydu. Oradaki laflardan ve melodiden ablamla hüzünlenip hüngür hüngür ağlamıştık.Bir ara sahte Barış Manço yakınıma geldi.Ben de ona Gerçekten Barış Manço’ya mı benziyorsun, yoksa maske mi takıyorsun?” diye sorduğumda Maske takıyorum demişti. Aynı gün şöyle bir rüya daha gördüm. Yolda giderken 3-4 çocuk (Amerikan çocuklarına benziyorlardı ama Türk’tüler ) cüzdanımı çaldılar. Ben çok geçmeden bunu fark edip cüzdanımı geri aldım. Onlar da intikam için bana ve yanımdaki tanıdıklarıma(aileden olabilir, akraba olabilir, arkadaş olabilir) zehirli pasta, kek, çörek getirmeye başladılar tek tek.Bunu da anlamıştım ve biz yer gibi yapıp tükürüyorduk. Yutmadığımızı gösteriyorduk. Anneleri ise o çocuklara kızmıştı. 22 Temmuz 2001’de ablamın ona sarılmış bir yılanla bana yaklaştığını gördüm. Ama yılanı elleyecek kadar aptal değildim. Bu arada 1983 ya da 1984’te gördüğüm bir rüyam aklıma geldi.Bunu ananemlerin Bakırköy’deki eski evlerinde görmüştüm. İskeletler geliyordu (iskeletin ne anlama geldiğini o zaman öğrenmiştim), dolapla duvar arasına giriyorlardı ve oradan normal bir insan olarak çıkıyorlardı. Yani et giyiniyorlardı fakat ayak parmakları bir iskeletinki gibi çok uzundu.Sonra ailemle, dedemlerle filan konuşuyorlardı komşu gibi.28 Temmuz 2001’de gördüğüm rüyada ailecek kumsaldaydık. Oradan Sertab Erener’in “Turuncu” adlı kasedini bulmuşlar. “Bende nasıl olsa var ama evde. Şimdilik bunu dinleyeyim” diye oradaki bir teybe koyup açıyorum. Denize de girmiştik. Neyse, sonra fark ediyorum ki kasedin kabı değişik. Üzerinde bulutlara kadar uçan Sertab yok,saçı daha uzun normal duran bir Sertab var. Üstelik sözlerin yazıldığı turuncu bölüm hariç diğer yerler de değişik... Bu değişikliği babamlara söylüyorum. Sertab Erener’in daha kızıl ve daha uzun saçlarına bakarak bu albümün önceden çıktığına ama başarılı olamadığına karar veriyorum. Başka rüyamda ise üniversitedeki arkadaşlarla büyük bir markete giriyoruz el ele, kol kola... Oyuncaklardan kitaplara, albümlerden biblolara kadar herşeye bakıyoruz. Onların biraz arabeskçi olmalarına rağmen bazı albümler gösteriyorum. Kitapların olduğu kısımda ise bir yabancı grup hakkında koca bir kitap görüp kaliteliliğini arkadaşlara gösteriyorum.Fiyatında “7.000.000.07” diye yazıyor. Sonundaki 07 kafamızı karıştırıyor,bir türlü gerçek fiyatını anlayamıyoruz.7 milyon olamayacağını düşünüyoruz, çünkü mantık olarak kuşe kağıdına baskılı, ansiklopedi gibi kitap daha pahalıdır. 2 Ağustos 2001 günü gördüğüm rüya ise kabustan farksızdı.Gerçek hayatta bir beraberlik yaşadığım ama filmlerde rastlanmayacak Yılan Kadın Şebnem misali bana bir kazık atan(erken uyandım Allah’tan)bir kızı gördüm.Benim doğum günüm oluyormuş.Aslında doğum günüm 22 Şubat 81 ama gelmiş işte o gün.Evde bir parti düzenlemişim.Arkadaşlar filan gelmiş.Ama davet etmediğim halde o kız da birinden öğrenmiş ve o da gelmiş.Ailemin de o kızdan artık nefret etmelerine rağmen ben haklı olarak bağırınca babam susmamı söylemiş. Ama ben susmamışım. Yemekte konuşmamaya gayret etmişim ama ablam ve annem nedense konuşmuşlar. Şu an hatırlamadığım bir lafı İngilizce olarak söylemiş koridorda.Ben de “I hate you. We’re not going to be married” diye bağırmışım ve o ablamın odasındayken ben kendi odamdan onun (kızın) çocukluğundan beri en sevdiği top olan kırmızı topunu pencereden aşağıya atmışım. Napıyor diye merak edip ablamın odasına bakmışım.Dev bir yılan gözü olarak pencereye yapışık duruyormuş. Ben korkmamışım ve onu incitici laflar söylemişim. O her defasında gitgide küçülüyor, çirkinleşiyor ve küçüldükçe yılandan çok cadıya benzediğini anlıyormuşum.Zafer sevinciyle salona geri dönerken uyandım.Unutmadan, o odada bir de doğum günü partimi ona haber verdiğimden şüphelendiğim birine cep telefonuyla mesaj atıp sormuşum ama ne cevap verdiğini hatırlamıyorum. 05.08.01 günü de ilginç bir rüya gördüm. Yasadışı bir örgütte eylem yapan ablam yaşlarında ya da ondan biraz büyük bir kız vardı. Onunla bizim apartmanda tanışmıştık. Sırt çantalarımızı alıp maceralı bir yolculuğa atıldık. Yolda ertesi günü idam olacağını, çünkü böyle bir ceza olduğunu itiraf etti. Büyük bir otele gittik. Oranın bahçesindeki idam olacağı yeri gösterdi.Bu arada sadece benim param vardı;ablam, ben ve o kız ortaklaşa kullanıyorduk. Orada onu teselli etmişiz. Ben “Cennette zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyormuş. Biz ve tanıdıkların gelene kadar zamanın geçtiğini anlamazsın bile. Hepimiz geleceğiz” falan demişim. Sadece bu lafımı hatırlıyorum. Sonra ablam ve o kız otele gitmişler.Bu arada idamını izlemeyi reddetmiştik ama son gecesinde destek olacaktık ama kız rahattı. Ben de oraya yavaş yavaş gittim.Yol tahminimden uzun sürdü.Dükkanlara filan baktım. Yolda bir sürü köpek vardı ama onlardan korkmuyordum. Çünkü onlar çok korkaktı ve değsen bile birşey yapamıyorlardı. Sonra otele bende vardım ama ne tarafa gittiklerini anlamadım. Adamlara sordum ve biri “Şuraya gitmişlerdi” dedi. Orada benim yanıma getirdiğim, müzik kaseti şeklinde ama video kasedi olan ve onlarla yolladığım kasedi buldum. Anında izlemeye başladım, belki de oradaki insanlardan biri koydu. Lokanta mıydı, neydi? Kasette o kız gitar çalıyordu ve yanında annesi vardı.Bunu ben yoldayken çekmişler. Onların öteki taraftaki odaların birinde olduğunu düşündüm ama tam gidecekken rüyam bitti. Bugün yani 11 Ağustos 2001 günü hep Tarkan’la ilgili rüyalar gördüm.Dün ablamla hep Tarkan dinlemiştik,ondan olacak.Neyse,bir tanesinde benim Tarkan gibi saçlarım vardı ve okuldaydım. Beni gerçek hayatta çok Tarkan’a benzetirler (aşırı bir benzerliğim yok aslında) ama öyle daha çok benziyordum. Bir tanesinde akrabalarla müzikli bir yerde yemeğe gitmiştik. Aşağıda (açık havaydı ve pist gözüküyordu)düğün vardı.Slow bir parçada annemle babam aşağı inip gerçek hayattaki gibi dans edip beğeni kazandılar. Onlara 4 Milyon TL vermişler güzel dans ettikleri için.Yani oranın sahipleri güzel dans edene 4 Milyon TL veriyorlarmış. Ben de bunu öğrenince aşağıya gitmişim ve gerçek hayattaki gibi Michael Jackson tarzı dans etmek için “İnşallah hızlı bir parça çıkar”demişim içimden ve o anda Tarkan’ın“Kuzu Kuzu”’su çıkmış.“İdare eder”deyip dans etmişim. Sonra bir adam gelmiş ve bana 4 tane zarf vermiş. Her zarfta 6’şar milyon TL vardı ve yukarı çıkıp göstermiştim aileme... Başka bir rüya ise daha ilginçti.Zaman makinasıyla Cumhuriyet’in kurulduğu ilk yıllara gitmişim.Ama Saros’a (yani o esnada bulunduğum yazlığım-gerçek hayatta) gitmişim ve evler gene varmış.Atatürk geleceği belirleyen bir toplantı yapıyormuş.Yanında Tarkan’ın dedesi (belki de Tarkan’ın önceki hayatı) varmış ve ona birşeyler söylüyormuş. Ben müzik görevi, dünyaya açılmak hakkında görevler verdiğini anlamışım Atatürk’ün.Yani Atatürk Türkiye hakkında her konuda görevler veriyormuş ve bu görevi de Tarkan’ın dedesine (gözleri biraz Tarkan’a benziyordu)yani bizzat daha doğmamış Tarkan’a vermiş. 13 Ağustos 2001’de ise şöyle bir rüya gördüm. Bu sefer gerçek hayatta Didim’deydim.Barış Manço ölmüş.Osırada Barış Manço’nun evindeydim.Cenaze evi yani.Neyse, Doğukan Manço’yu 1 gün evvel gerçek hayatta otobüs durağında görmüştüm. Rüyamda da o vardı ve çok üzülmüştü.Barış Manço’nun ruhu geldi ve Doğukan’a Üzülme,bir gün hepimiz cennette olacağız” dedi. Ben de izledim bu durumu... Aynı rüyada bir anda kendimi İstanbul’daki kendi evimde buldum. Barış Manço kuşum Fıstık’a dönüşerek salona uçtu ve kafese soktum. Yanımda babam da vardı. 18.08.01’de gördüğüm rüyada Ruhsar dizisindeydim. Yani oyuncu olarak değil ama içinde gerçek olaymış gibi izliyordum. Cem Davran diziden ayrılmış (gerçi bir ara onu da gördüm) ve yerine Tarkan girmiş diziye.Ama Hande Ataizi,yani Ruhsar ruh haliyle Mazhar’ı boşayıp Tarkan’ın canlandırdığı karakterin evine gitmeye başlamış. Fakat Tarkan yoğun olduğu için her bölümde oynayamıyormuş. Rüyalarım Televole’den farksız diyorum da inanmıyorsunuz:)19.08.01’de ise üniversiteye yeni başladığımı gördüm.İKÜ de olabilir ama İKÜ’nün halinden değişikti,belki de başka bir üniversiteydi.Babamın amcasının kızı ve onun annesi de bu yaşta üniversite sınavına girip benimle aynı sınıfa düşmüşler. Benim önümde oturuyorlardı. Ben ise en arkada oturuyordum. Yan sıralardan birinde biri Blue Jean okurken sert ve genç olan erkek hocamız (sanırım benim ortaokuldaki hocalarımdan biriydi) o dergiyi elinden aldı ve “Bunu okuma sınıfta bir daha.Ceza olarak burada bırakıyorsun” dedi ama bir yandan da kendisi dergiyi karıştırıyordu. Yazılarımın çıktığı 1-2 Blue Jean de benim önümde duruyordu ve ben olayı görünce hemen masamın altına attım.Bir de öğle uykumda (gerçek hayatta Didim’deydim)Didim’den ananemi ve Hikmet Teyze’yi(onun ablası) alıp Saros’a gitmişiz.Halam,demin bahsettiğim babamın amcasının kızı&onun annesi ve Hikmet Enişte(Halide’nin kocası) oradalarmış. Meğer biz onlara anahtar vermişiz ve evimizde kalıyorlarmış. Onlar denizden geldi ve halam “İlkay!Turgay!Çok uyudunuz!”dedi.Meğer o lafı gerçek hayatta annem söylüyormuş:) Bu arada değişik dizaynlı bir otel gözüküyordu balkondan ve oradaki bir kadını Meral Yenge sanmıştık,meğer bir türbanlıymış. O zaman o beyaz saçlar neydi, anlamadım. Ne de olsa rüya.20.08.01’de Tan Sağtürk’ün Tim misali İstanbul’daki evde bize hizmet ettiğini gördüm.Buzluğa buz kalıbı almak için içi su dolu kap koymuştum. Ayrıca başka kalıplar da (dondurma çubuğu gibi) vardı içinde.23 Ağustos’ta mı ne bir dişimin süt dişi gibi çıktığını gördüm. 25.8.01’de annem bir salonda yer yatağında yatıyordu. Bahçe kapısından kara bir kedi ve büyük bir kaplumbağa girdi.Kedi anneme yönelmişti,bende kediyi böcek gibi ezdim, içinden böcek organları çıktı. Ama böcek gibi içi dışarıya çıkmış bir şekilde yavaş yavaş yürümeye çalıştı ama yine ezdim. Kaplumbağa zararsız diye bir şey yapmadım. 27.8.01’de Mustafa Sandal’ın konserindeydim. Musti seyircilerin arasına daldı ve dansçı aramaya başladı. 18-19 yaşlarında bir genci denedi ama sonra yerine geri yolladı. Ümitsizliğe kapılıp kızları da düşündü. Ablama “İstersen parmak kaldır” dedim ama o istemedi. Ben de parmak kaldırdım ve ayağa kalktım. Mustafa Sandal yanıma geldi ve aramızda pozitif bir elektriklenme oldu. Aramızda şu diyalog geçti: -Kaç yaşındasın? -20 -Benim gibi 7 takıntın var mı? -Evet -Var mı? -Evet, 7 uğurlu sayımdır -Seni buldum... Sahneye çıktım. Dans ettiğimi hatırlıyorum ama saçlarım uzundu, Musti yoktu ve şarkı benim bestemdi (şimdilik sadece 4 bestem var) Aynada bir yandan kendime bakıyordum.


Milletimiz yakın bir zamanda hayra,bolluk ve berekete kavuşacak...

Rüyanız olumsuz düşünce,yol ve yöntemleri benimseyen ya da zayıf itikatlı insanların gittiği yoldan gitmemeniz gerektiğine işaret etmektedir.Korku ve endişelerinizden kurtularak,emniyet ve güven ortamında bulunacak ayrıca hasımlarınıza üstün geleceksiniz.Ümit kestiğiniz şeyler gerçekleşecek ve uzun ömürlü olacaksınız.Olup biten olaylar
karşısında gereksiz derecede hassasiyet göstermemeli ve yüzeysel ilgi alanlarına yönelmemelisiniz.Her türlü şiddet ve kaos yaratacak ortamlardan uzak durmalısınız.
19.06.2001 günkü rüyanız;zahmet ve meşakkaten sonra rahata kavuşacağınıza ve insanlarla ilişkilerinizde daha dikkatli ve hassas olacağınıza işaret etmektedir.Akıl ve mantık kurallarına
göre değil de,hisleriyle hareket eden ve bundan zararlı çıkan
bir kişiyle karşılaşacaksınız.Bir konuda ikaz edilecek ve uyarılacaksınız.Doğru bildiğiniz ve inandığınız değerleri yaşamaya devam ederek,yanlışlarınızı telafi etme yoluna gideceksiniz.Bir haber alacak ve gizli bir işin açığa çıkacağına şahit olacaksınız.
Çocuklukta gördüğünüz rüyalara gelince,ileride yani şimdiki yaşlarınız ya da daha da ileri yaşlar olabilir,her türlü korku,
sıkıntı ve endişeli durumlardan kurtularak,emniyet,güven ve huzurlu bir ortamda bulunacağınıza işaret ediyor.Yanlışlarınızı
sürekli telafi ederek,inandığınız değerleri yaşamakta hassasiyet göstereceğiniz de bu rüyalardan anlaşılıyor.Yine zevk ve sefasına düşkün ayrıca aşırı tamahkar hasımlarınızdan işiteceğiniz hoş olmayan sözler sizi incitecek ve az da olsa bu hasımlarınızın size zarar vereceği de bu çocuklukta gördüğünüz rüyaların diğer bir yönü...
28.06.2001 günü gördüğünüz rüya,yine ümit kestiğiniz şeylerin gerçekleşerek,uzun ömürlü olacağınıza işaret ediyor.Toplumun büyük bir bölümünün yakın zamanda ekonomik rahata,hayra bolluk
ve berekete kavuşacağı rüyanızdan anlaşılıyor.Şükretmeyi gerektirecek nimetlere sahip olarak,sevindirici gelişmelerle karşılaşacaksınız.Bulunduğunuz durumdan maddi manevi çok daha yüksek mevkilere geleceksiniz ve saygınlığınız artacak.
9.7.2001 günkü rüyanıza gelince,yine hadiseler karşısında gereksiz derecede hassasiyet göstermemeniz gerektiği anlaşılıyor.Ablanızın işleri yolunda gidecek ve doğruluğuna güvenilebilecek görüş ve düşüncelere sahip olacak.Ancak arzu ettiği bir yöneticilik durumunun ise şimdilik gerçekleşmeyeceği
rüyanızdan anlaşılıyor.Bulunduğunuz yerde meydana gelecek ilginç ve dikkat çekici tartışma ya da kavgaya tanık olacaksınız.Beklenmeden meydana çıkacak menfaat ve kazanca sahip olarak,elinizin altında bulunan nefis şeylerden yararlanacaksınız.Daha güçlü ve kuvvetli konumlara gelmekle birlikte,çirkin ve hoş olmayan davranışlar içerisine girmemeniz gerektiğini rüyanız size hatırlatıyor.
22.07.2001 günkü rüyanız,ablanızın yakın çevresinde bulunan ve
kendisine düşmanca duygular taşıyan gizli hasımlarının bulunduğuna işaret ediyor.1983 ve 84 'teki rüyalarınız yine mal,mülk ve menfaatle tabir edilir.
28.07.2001 günkü rüyanız yine tartışma ve kavgalara tanık olacağınıza işaret ediyor.Devlet yönetimine yakın yerlerde görev alarak,arzularınıza kavuşacaksınız.Yaşantınızda meydana gelecek güzel gelişmelere şahit olacak ve evlenerek mutlu bir yaşam süreceksiniz.
2.08.2001 günkü rüyanız,sonu üzüntüyle bitecek geçici gayret ve hevesler içerisine girmemeniz gerektiğine işaret ediyor. Menfaatli ve kazançlı işlere girişimde bulunmakla birlikte,bazı
işlerde güçlüklerle karşılaşacaksınız.Önemli bir konuya tanıklık ederek,bazı konularda daha dikkatli olmanız gerektiği
rüyanızdan anlaşılıyor.İlginç ve garip haberler alacaksınız.
05.08.2001 günkü rüyanız ise insanların gerçek yüzlerini ortaya
çıkararak,hayırlı bir işe girişimde bulunacağınıza işaret ediyor.Bahsettiğiniz kızın(yasadışı örgütte eylem yapan)gizli işlerinin ortaya çıkacağı aynı zamanda yanlışlarını telafi etme yoluna giderek,istikamet üzerinde olacağı rüyanızdan anlaşılıyor.Başladığınız işte sebat göstererek,mütevazi bir insan olmaya devam edeceksiniz.Yine zevk ve sefasına düşkün ve aşırı tamahkar hasımlarınıza üstün gelerek,zorluk ve meşakkatten sonra rahatlayacaksınız.
11.08.2001 günkü rüyanız ise çevrenizde ve işinizde sevilen ve aranan bir insan olarak,yaşantınızda sürekli başarılar elde edeceğinize işaret etmektedir.Anne ve babanız,kendilerini sıkıntıya sokacak bazı gelişmelerle karşılaşarak,hoş olmayan dedikodulara maruz kalacaklar.Bu hadiseler onları olduğu kadar tabi sizi de etkisi altına alacak.Ailenizle birlikte her türlü dedikodu ve tartışma ortamından uzak durmalısınız.Toplumda ya da dünyada Allah tarafından takdir edilen şeyler tecelli edecek
ve siz de zaman periyodunda müspet ya da menfi kazançlar elde edeceksiniz.
13.06.2001 günkü rüyanız,akraba çevrenizle ilgili alacağınız sıkıntılı haberlere işaret ediyor.Umulur ki ve inşallah Barış Manço'nun dediği şey aynen gerçekleşecek.Çünkü ölmüş bir kimsenin söylediği şeyler aynen gerçekleşir.
18.08.2001 günkü rüyanıza gelince,hayatın da bir oyun ve oyalanmadan ibaret olduğu gerçeğini insan idrakine sunan gerçeklerle karşılaşacağınıza işaret ediyor.
Rüyalarının televoleden farksız olduğu gerçeğine inanmadığımızı da kim söyledi?Sabah saatlerinden beri bu ilginç ve film gibi rüyaları tabir etmekle uğraşıyoruz.(şaka)
19.08.2001 günkü rüyanız alım satım işleriyle ilgileneceğinize
ya da meydana çıkacak fitne ve dedikodulara işaret ediyor.
Babanızın amcasının kızı ve onun annesinin,bu günlerde endişeli
sıkıntılı ve heyecanlı hadiseler yaşayacağı rüyanızın diğer bir yönü.23.08.2001 deki rüyanız elde edeceğiniz menfaat ve mala işaret ediyor.25.08.2001 deki rüyanız cahil insanlar arasında kadir ve kıymeti bilinmeyen bilgin kimselere işaret ediyor.Bu arada sizin sadaka vermeyi gerektirecek bir hatada bulunacağınız da bu rüyanın diğer bir yönü.Son tarihli rüyanız
da yine yukarıdaki tabirlerin aynısı.Tekrar aynı şeyleri yazmaya gerek yok.Güzel ve renkli rüyalarda buluşmak üzere...

Tabir Tarih: 12.07.2001 - 13:56:31



© Deniz Web 1997 - 2006